

Leyla Özden Sezer
Mimar - Tasarımcı - Restorasyon Uzmanı
ODTÜ Mimarlık Fakültesi

SELÇUK’un “Düşünce Haritaları” ları üstüne;
Ocak 2023
Selçuk için bu notları yazmadan önce şu kelimerin tariflerine baktım, theme, narrative, desen, motif, sembol. Hepside edebiyatta, resimde, ve müzikte bir hikayenin söylemini belirliyor,anlatıyor.
Selçuk’un “Konaklama Yapısı” isimli Antalya daki Belpark projesinin inşaatını anlatan bir kitabı var. Otel inşaatı süresince verilen kararlar, yaşanan sorunlar, süreç içindeki çözümler, doğrular ve yanlışlar ile ilgili aslında. Ama bu ön resim, ana tema (theme), çok daha geniş ve renkli bir fon üstüne serilmiş, örülmüş. Deniz, bitkiler, fıstık camları, rüzgar, kum fırtınaları, yaşamlar, aileler hepsi narrative’in içine işlenmiş, ana temanın parçası, etkileyicisi, yöneticisi. İnşaatın yaşamı zorlukları, başarıları, Suzanne’ın bir saksı içine dikip yetiştirmeyi başardığı (galiba) Avocado bitkisinin yaşam savaşı verip büyümesi, yeşermesi ile parallel. Binada bitkide yanyana ama farklı yollardan geçip muzaffer sonunda.
Elimden bırakamadan, dedektif romanı heyecanı ile okudum merakla devamı nasıl gelecek, diye.
Bende bu son resimlerin zenginliği, derinliği, katmerliliği aynı izlemleri uyandırdı. Sanki Selçuk bu resimlerde, yapı yönetimi içinde geçen yılların birikiminin getirdiği disiplini geometri ile sembolleştiren, abstract düzenler yaratmış, sonrada onların içlerine, üstlerine yaşamı, zevkleri, duyguları, bazen sınırlanmış, bazen çerçevelenmiş, bazende alabildiğine hür motiflerle işlemiş. Hem beraberler, hemde bağımsızlar.
Selçuk Konaklama yapısı kitabında söylediğine göre, inşaat programı software’lerinin çoktan kullanılmaya başladığı dönemde hala büyük boyutta bir kağıda tüm inşaatın programını çizerek, yazarak yaparmış. Bunu’da şöyle anlatıyor, “Kağıdı masaya serip programı şekillendirmeye girişir girişmez, bir muhabettir başlar kağıtla aramda.”
Selçuk un, kağıtla muhabbeti çok eski, çok derin ve çok köklü. Yıllardır birbirleri ile sıkı fıkı, haşır ve neşirler yani. Selçuk eline kalemini, fırçasını alınca birden sözler, şekiller, desenler, çizgiler, renkler doğru yerlerini bulmak için, hikayeleri resmetmek için, bilmeceler geometrinin aralarina muzipçe gizlenebilmek için, heyecan içinde kağıdın üstüne akıveriyorlar adeta. “So it goes” derler ya.